mdBunun hakkında yazmak biraz aptalca belki, biraz “emokid” gibi. Yinede başladım artık ve bakalım ne olacak.
Şu anda olmayan (en azından benim hayatımda olmayan) tanımadığım birine bir şeyler yazmak tuhafça nihayetinde. Ama yinede başladım ve eğer olsaydın senin için nasıl olacağımı ve bunun benim için nasıl olacağını anlatmaya çalışacağım. Aslında düşünmeliyim, şimdi böyle başlayınca fark ettim ki öyle hop hop işkembeden sallayarak anlatılacak bir şey değil çünkü. Bilinerek doğulan bir şeyde değil. Bir bir düşünüp yazıyorum şimdi sana.
Hayatımda olsan seninle nasıl vakit geçirirdim; para denen şeyin elverdiği ölçüde sürekli olarak tüm güzel yerlere seyahat etmek isterdim birlikte. Yapabildiğimiz kadar! Çünkü bizim olan zaman o kadar az olabiliyorki, özelliklede gençliğimizde bize kalacak zaman. Bu yerlerin en güzel noktalarında birlikte otururduk geceleri. Konuşur, düşünür, hayal kurar vede eğlenirdik. Muhtemelen yanında da bir şeyler içiyor olurduk, istersen tabi =).
Gündüzleri deliler gibi kilometrelerce yürür gezerdik buraları, birlikte yorulurduk. Yürümek güzeldir severim ben bayağı, umarım sencede öyledir, değilse tamam yürümesekte olur =).
Kederli yada kötü olduğun zamanların olursa iyi hissettirebilmek, neşelendirmek için elimden geleni yapardım. Ancak işe yaramazsa seve seve hüznünü paylaşır destek olurdum.
Seni anlar, hakkında düşünür, saygı duyardım. Ve seninle birlikte hemen her şey hakkında düşünürdük, derinlere gider sonuçlara varırdık, gelişirdikte birlikte böylece. Gerçek ve güzel sohbetler ederdik her şey hakkında, başka insanların anlamadığı onlarla konuşamadığımız şeyler hakkında. Konuşmayı severim ben aslında, ne kadar sessiz olsamda =), ben sadece söylemeye değecek bir şeyler olduğunda ve bunu yapmaya değecek kişiler olduğunda konuşmayı yeğlerim sadece, bu yüzdendir genel sessizliğim. Ve sen işte o insanlardan birisin. Sevdiğim insanları gerçekten severim ben, gerçekten. Onlarlayken çenem epey düşüyor genelde =), eh seninde sevdiğim insanlar arasında epeyce özel bir yerin olurdu herhalde öyle değil mi?
Birlikte kendimize ait keyifli bir işimiz olmasını isterdim. Bize göre bir iş. Yaparken de keyif alabileceğimiz mümkün olduğu ölçüde. Boş kalan zamanlarımızda birlikte ilerleyip gelişebilmek, ruhumuzu geliştirmek için üretir, fikir geliştirir yada eğlenirdik. Aslında sonuncuyu daha sık yapmamız olası, keyfimi seven biriyim ben =), ya sen? Elbette boş vakitlerimizde başka şeylerde yapardık ;).
Aslında hiç işimiz olmadığında bile birlikte bu saydıklarımın hepsini yapardık moral bozmadan. Çünkü biz, hani kulağa aptalca ve klişe gelecek epey ama, biz birbirimizle sadece gerçekten karşılıklı aşk için birlikteyiz.
Evet aslında ana fikri biraz daha şekillendirip ifade etmeye çalışırsam, içinde yaşadığımız tüm bu delilikler, dünyadaki sefalet (bizimde belki bir yere kadar içinde olduğumuz), insanların birbirlerine kötülükleri, tüm bu nefret ve cehaletten, nezaket yoksunluğundan, sevmediğimiz tüm bu düzen yokmuşçasına izole bir hayat olurduk birbirimize. En azından ben seni bunlardan izole bir ortama, bize ait bir yaşama koymak isterdim birlikteyken.
Birlikte olunca uğraşırdık sevdiğimiz her şeyi yapabilmek için. Beraber şarkı söyleriz, hatta kim bilir belki bestelerimiz bile olur. Spor seviyorsan tekrar sportifleşebilirim. Ama bu biraz zaman alacak, uzun süredir “köfte” modunda oturdumda =).
Her şey daha kolay olurdu hayatta, tüm bu karmaşa birden azalıvermiş gibi. Daha tahammül edilebilir olurdu tüm bu problemler yeni gücümüz sayesinde. Ve böylece daha üretken, daha dayanıklı, daha iyi, daha sevimli olurdum en azından ben kendim.
Bu arada eğer bilgisayar oyunlarını seviyorsan çok iyi multiplay maçlarda geçebilir ;).
Birlikte böyle çimlere falan uzanırdık, yan yana, hatta şu klasik sadece başlarımızı birbirimizinkine dayamış V şekli oluşturacak şekilde uzanma durumu da olabilir =p. Yan yana bir olurduk böyle, birbirimizi hisseder birbirimizi düşünürdük aynı anda, hiç konuşmasakta. Tek kelime etmeden dahi birbirimizden bahsederdik böylece, böylece mutlu olurduk birbirimiz sayesinde tek kelime etmeden.
Hayaller kurardık sürekli, hani olduğu gibi değilde içimizde hep olmasını istediğimiz gibi şeylerden bahseden. Gerçekleştirebileceklerimizden de, sadece bir roman olarak kalabileceklerden de. Birbirimizin hayal gücüne ilham olurduk hayal gücüde ufkumuzu genişletirdi.
Kültürel olurduk be, filmler izler kritiğini yapardık. Müzik arşivlerimizi değiş tokuş ederdik. Birlikten kuvvet doğar bak; bir sürü yeni şarkı =P. Bitiremediğim romanımı bitirdik belki birlikte. Belli mi olur o gazla kesin tekrar başlarım yazmaya ve çizmeye. Çünkü o zaman çok daha üretken, iyi, sevimli, yapıcı ve ilhamlı vede sanatsal oluyorum =).
Gerçektende mümkün olduğunca iyi, dürüst ve onurlu olurum sana karşı. Çünkü hayatta özlemle aradığım uygulamaya uğraştığım erdemler bunlar, uygulaması genellikle başarısızlık ve kayıpta getiriyor olsa. Dışarıdaki pek öyle olamasa da, kendi aramızda iyilikli, cehaletten uzak bir yaşam edinirdik.
Birde ben çok saçmalarım, bildiğin zırvalamak yani, bazen çok eğlenceli olabiliyor ama =).
Bu arada iki tane kılıcım var (şimdilik =p) eğer ilgin varsa onlarla çalışırız birlikte =p.
Kısaca seninle bu yaşananın dışında “olduğu” değil, bizce “olması gerektiği gibi” bir hayatçık oluştururduk kendimize biz bizeyken.
İşte bunlardan dolayı senden daha güzel kızlar olsa bile etrafta, ve onlar beni istese bile onlar değil sen olurdun benim sevgilim olmasını isteyeceğim kişi. Benim her zaman aradığım iyi bir ruh, kültürlü ve iyi niyetli kişilik, sevgi için sevgi duyan insan, bu özellikler sensin. Üstelik ben bunu iyi görebiliyorum ki aslında çokta güzelsin herkes görebiliyor mu bilmiyorum ama =). Bu yüzden “daha çalışkanlar”, “daha güzeller”, “daha paralılar” falan olmasalar da olur =p.
İşte böyle… henüz tanımadığım hatta belki de tanıyamayacağım sana bu garip hitabım şimdilik bu kadar. Aslında eksik oldu yazdığım ama işte yazarken bu kadar toparlayabildim, ve eminim ki anlatamadım da istediğimi istediğim gibi. Beklide bunlar zaten herkesin yazacağı şeyler. Umarım en yakın zamanda başlarız seninle, eğer varsan tabii…
Yada belki de aslında bu dünyada yoksundur bile. Ve ben seni farklı yüzlerle rüyalarımda yaşamaya devam ederim lütfedip geldiğinde, gerçek hayatımda ise yürü(ye)meyen ilişkilerle…
Neden yazdımsa bu yazıyı…
Son olarak Dark Tranquillity desin ki:
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my lethe
You are my all
Ve de:
Drag me down, in passionate sighs
With the ocean above me
And flames in my eyesAnd grant me a life I can live
Without
Take me away
From the life that I hate 13 Mayıs 08 Salı, Düzenleme 14 Mayıs
27 Mayıs 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

7 yorum:
sevgili twilight,
henüz okumadım ama hemen hoşgeldin demek istedim(((:
evet ben de okumadım henüz ama blogum üzerinden çet yapanlara okumadan yorum yapmak az bile.:é
hoşgeldin iyi ki geldin ama, o ayrı. ^^
hani "eminim anlatamadım istediğim şeyi" demişsin ya.inanılmaz güzel anlatmışsın.herkes bunlar gibi birşeyler yaşamak ister belki ama böyle güzel anlatır mı bilemiyorum.biliyoruz ki insanlar başka başka...güzel bir yazı.
Yorumlşar için teşekkürler arkadaşlar :) daha düzgün bişeyler yazacağım cevap olarak vakit olsun :D
wowwwwwwwww diorum bişey demiyorum bi insan başka bi insanın duygularını ancak böyle anlatabilir yaaaa hayran kaldım
Teşekkürler efenim =)
ehe yazını bi daha okudum
çok gaza geldim
bende yazıcam hayali sevgiliye birşeyler:p
Yorum Gönder