Yalnız bir gece deniz kenarında. Yine ben, gitarım, fotoğraf makinem ve iki bira.
O kadar güzel ki etraf, bitsin istemiyor insan biralar. Hemen önüme dolunayın yakamozu serili, sakin ama ilham verici güzellikte bir havası var sahilin. Gece loşluğuyla nasıl güzel çalmaz ki insan şimdi burada. İşte insanın zihninin ve kalbinin, insanın ruhunun yani ta kendisinin açıldığı bir ortam burası. Hayatta olduğunu ve buna değdiğini hissettiren türden.
Bire bir muhabbetlerin en güzeli en derinin olacağı ortam. İki kişinin birbirini sadece yan yana durmakla bile hissedebileceği birbiriyle en mutlu olacağı ortamlardan.
Kendi başıma bile gayet hoş hissediyorum burada.
Oysa ki param yok, borcum çok, işsizim, bulma umudum, bulsam da tutunabileceğimi düşündüğüm iş yok. Oysa ki çok yalnızım. Ama o kadar güzel ki gök ve deniz, o kadar lezzetliki biram, tüm bunlara rağmen mutluyum şu an.
İşte benim birlikte yaşamak paylaşmak istediğim anlar bunlar. Yokmu benim gibi kimse? Biramlamı kalacağım ben sona kadar?
Hayat istediği kadar dayatsın istediği gerçekliği yaşatsın, istediği kadar çok kişi bunu yaşasın, bir kişi daha yokmu daha derinlerde ve daha yükseklerde soluk almak isteyen? Yüzeyden uzaklaşmayı bu kadar mı istemiyor başka herkes? Bu gerçekliği yaşarken kendileri için olması gereken asıl yaşamı arayacak bir tek kişi daha yokmu? Hayatı birlikte küçük bir destancık, naif bir şarkı, derin bir şiir gibi paylaşacak biri… bir tek kişi… bir sevgili…
Hala tanışmadık seninle belki. Yine de ikinci hitabım bu sana… kal sağlıcakla.

18/05/08 Konyaaltı sahil